|
Temel ormanda ağaç kesiyormuş, o sırada çevreciler de ormanda
yürüyüşe çıkmışlar, Temel'i bu vaziyette görünce bir güzel pataklamışlar...
Temel üstü başı perişan halde köye dönerken Dursun a rastlamış, Dursun; -Ula
Temel bu ne hal böyle? diye sormuş, Temel de anlatmış; - Ormanda ağaç
keseydum, birden kalabaluk pir grup Doğan'ın yengesini bozmişum diye dövdü peni,
halbuki ne Doğan'ı taniyruuum, ne de yengesuni..
|
|
|
Temel bir gün kahveye girmiş. Üstü başı yırtıkmış. Ne oldu diye
sormuşlar. -Temel: "Kaynanamı gömdük."diye cevap vermiş. - Kahvedekiler:
"İyi de bu halin ne?" -Temel: "Biraz direndi de."
|
|
|
Temel çok para kazanmış. Ailece lüks bir lokantaya gitmişler. En
pahalı şarabı seçip ısmarlamış. - Garson “ Hangi yıl tercih ederdiniz, diye
sorunca, - Temel “ Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.”
|
|
|
Temel ve dursun yaz tatillerinde Antarktika'ya gitmeye karar
vermişler. Uzun bir yolculuktan sonra buzlar diyarına varmışlar. Bir rehber
bulamadıklarından kendileri gezmişler uzun buz ovalarını. ertesi sabah bir
rehberle anlaşarak kıtanın en güzel yerlerini rehber eşliğinde gezip merak
ettiklerini soruyorlarmış. Bir ara Temel rehbere seslenerek - " Pardon
burada hiç beyaz kadın var mı ? " diye sormuş, - Rehber "Tabiî ki var,
buradaki kadınların yüzde doksanı beyazdır" demiş. - "Peki siyah kadın var
mi?" - "Eh bir kaç tane var bu civarda" - "Pekİ siyah beyaz kadın var
mı" rehber son derece şaşkın bir şekilde - "Tabiî ki hayır ben hiçbir yerde
rastlamadım böyle kadına" Cevaptan hiç de hoşnut kalmayan Temel Dursun'a dönerek
- " Ula dursun yoksa dün akşamkiler penguen miydi?????".
|
|
|
Temel Londra'ya uçakla seyahat ediyormuş. Uçakta her şey normal
iken birden pilotun sesi duyulmuş: - "Sayın yolcular, uçağımızdaki 4
motordan bir tanesi bozuldu, ama biz 3 motorla rahat iniş yapabiliriz" Neyse
rahatlar herkes. 15 dakika sonra bir anons daha: - "Sayın yolcular maalesef
1 motorumuz daha bozuldu ama biz 2 motorla inişi yapacağız" Herkes rahat ama bir
anons daha gelmesinden korkmaktadır. 20 dakika sonra bir anons daha gelir:
-"Sayın yolcularımız 2 motordan biri daha bozuldu ama biz en iyisiyiz ve 1
motorla inişi size garanti ediyoruz" Herkes ohh çeker rahatlar. Temel ise panik
içinde: - "Uyy bu motorda bozulursa havada kalacağuz"
|
|
|
Temel Almanya'ya işçi olarak çalışmaya gider. Uçaktaki koltuğunun
hemen yanında dünya tükürük şampiyonu oturmaktadır. Adam bir tükürür ve tükürük
Temelin kulağının yanından mermi gibi geçer. - Adam: "Ben 96 olimpiyatları
dünya şampiyonu Almanya'dan Hans" der. Temel tabi şaşırır. Bir müddet sonra adam
bir daha tükürür ve tükürük Temelin kafasını sıyırarak gider. -Hans: "Ben
2000 dünya tükürük şampiyonu hans"der. Temel artık dayanamaz ve Hans'ın
suratının ortasına tükürür. -Temel: "Daha acemiyim." der.
|
|
|
Temel oğluna parmakların isimlerini öğretiyormuş."Bak uşağum bu
baş, bu işaret, bu orta, bu yüzük ve buda serçe parmak. Anladınmı?"oğlu kafasını
sallayarak hayır demiş.Temel bir kez daha anlatmış ve tekrar sormuş " anladın mı
uşağum?".Çocuk tekrar hayır demiş.Bir daha, bir daha derken en sonunda çocuk
anladım deyince, Temel elini sallayarak "bak bakalım bir de karıştırarak
sorayım" demiş...
|
|
|
Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya
başlar. Sırtını keselemeye gelen annesi sorar : - Oğlum kafanı ıslatmayacak
mısın ?.. - Temel cevap verir : “ Yok anne bu şampuan kuru saçlar
içinmiş...!! “
|
|
| - Paluklar neden konişmiyi |
- Paluklar neden konuşmiyi temelciğum - Paşini akvaryuma sok
anlarsin,Fadimeciğum
|
|
|
Temel'in 8 tane çocuğu varmış. Ama hepsi de birbirinden salak,
geri zekalıymış. Temel ve karısı Fadime doktora gitmişler, durumu anlatmışlar.
Böyle böyle biz artık çocuk istemiyoruz demişler. Doktor bunlara 1 -2 kutu
prezervatif vermiş. Nasıl kullanılacağını falan anlatıp yollamış. Neyse bunlar
kullana kullana bir gün prezervatifleri kalmamış. Temel kara kara düşünmeye
başlamış . Ne yapsak ne etsek diye Fadime " Dur ben sana dantelden örüvereyim
demiş." Ölçüyü falan almış 1 -2 gün içinde örmüş. Aradan 9 ay geçmiş. Temel
ile Fadime nin 1 çocukları daha olmuş . Zamanla çocuk büyümüş, 9 -10
yaşlarına gelmiş. Ama nasıl bir çocuk zeki mi zeki, fırlama mı fırlama . Önceki
8 ine hiç benzemiyor. Tüm sınavlarda birinci, sporda tüm şehrin en iyisi, köyün
en zeki, en atılgan çocuğu olmuş. Bir gün Temel kahvede otururken sormuşlar. "
Ya Temel senin 9 çocuğun 8'i deli mi deli bu sonuncusu nasıl oluyor da bu kadar
akıllı oluyor? " Temel gerine gerine cevap vermiş. " Süzme o, süzme..! "
|
|
|
Temel ile Fadime Köye hakim yamaca oturmuş, sohbet ediyorlarmış.
Temel ne yapsakda sevişsek diye fırsat kollarken Fadime:" Temel sağa apantisut
ameliyatı olduğum yeri cöstereyim mi?" diye sorar. Temel hemen kabul eder." He
cöster." Fadime"Ha şu karşıçi sarı binanın içinci kati."
|
|
|
Temel dahiliyeci olmuş ve buna bir gün kadının biri gelmiş, demiş
ki: -Doktor bey ne yesem onu sıçıyorum. Pasta yiyorum pasta cıkıyor ekmek
yiyorum ekmek çıkıyor,demiş. Temel de : -O zaman bok ye, demiş.
|
|
|
Temel hayvanları araştırma konusuna oldukça ilgi duymaktaymış. Bir
gün bu merakını gidermek için laboratuarını kurarak çalışmalara başlamış. Örnek
hayvan olarak bir PİRE almış. Çok hassas aletler ile bu işe başlayan Temel,
eline çok hassas bir neşter alarak pirenin ayaklarının ucundan biraz kesmiş ve
masanın üzerine bırakmış ve pireye ZIPLA BAKAYIM diye seslenmiş, doğal olarak
zıplayarak dolaşan bir hayvan olan pire yarım yamalak da olsa zıplamış, o sırada
Temel hemen yakalayarak ayaklarının tamamını yontmuş ve masanın üzerine tekrar
bırakarak seslenmeye başlamış. ZIPLA BAKAYIM, ULA ZIPLASANA, ZIPLA BE HAYVAN.
Fakat ayakları kesilen pireden hiçbir hareket yok..... Temel hemen kalem kağıdı
alarak raporu yazmaya başlamış. PİRE incelendi. SONUÇ: "PİRE'nin ayakları
kesilince kulakları duymamaktadır."
|
|
|
Temel bilim adamı iken bir arkeoloji araştırmaları konferansına
davet edilir. Amerikalılar anlatmaya başlar; -Biz ülkemizde yaptığımız
kazılarda 25 metre aşağı indik ve telefon kabloları bulduk. Öyleyse bizim
atalarımız asırlar önce telefon kullanmışlardır. Sıra türkiyeye gelir ve Temel
başlar anlatmaya -Biz ülkemizde yaptığımız kazılarda 50 metre aşağı indik
ama birşey bulamadık. Öyleyse atalarımız telsiz telefon kullanmışlardır.
|
|
|
Bir gün Temel balığa çıkar.İyi bir avdan sonra bir tekne balık
tutar.Birden hava patlar ve çok büyük bir fırtına çıkar.Temel duva etmeye
başlar. Tanrım beni bu fırtınadan kurtarırsan bütün bu balıkları fakirlere
dağıtacağım der içinden. Hava bir zaman sonra düzelir. Temel evine dönmeye
başlar. Birtaraftanda balıklara bakar ve içinden bu balıklar fazla, yarısını
dağıtsam olur der.Biraz daha sonra balıklara tekrar bakar ve bu balıkların
yarısıda çok fazla ben bunların çeyreğini dağıtsam olur der.Biraz daha zaman
geçer Temel tekrar balıklara bakar. Tam o sırada hava tekrar bozulur.Temel
kafasını gök yüzüne diker ve şöyle der."Haçen sen de şakadan hiç
anlamiyusun."
|
|
|
Temel'e sormuşlar. Hangi tür seksten hoşlanırsın ? - Temel
"Toplu seksten" - Neden ? - "Kaytarması kolay oluyor"
|
|
| - Temel Eczane Açmak İsterse |
|
Temel eczacılık fakültesini bitirmiş. Fakat eczane açacak parası
yok, Girmiş bir eczaneye: - Beyefendi sizde soğan var mı? Adam Temel'i
başından savmış.Temel bu durur mu? Hergün yeni saçma soru larla geliyormuş.
Birgün eczacı Temel'e: -Kardeşim senin derdin ne? -Burayı bana sat.
Eczaci kurtulmak icin eczaneyi satmış,birkaç gun sonra Eczaneyi satan a dam
içeri girmiş,Temel'e: -Siz de soğan varmı? demiş... Temel adama 'biz de
soğan var ama senin reçeten var mı?'demis....
|
|
|
Titanik battığında üç kişi kurtulur. (İngiliz,Fransız ve
Temel)İngiliz sadece golf sopasını, Fransız sadece golf topunu, Temel de hamsi
konservesini kurtarabilmiş. Bunların canları çok sıkılmış. Fransız hadi golf
oynayalım demiş. İngiliz de katılmış. Temel de çok sevinmiş sonra da benim
hamsiyi yeriz ,ama ben nasıl oynandığını bilmiyorum deyince ,çok kolay, Sopa,
top ve delik lazım demişler. İngiliz: Bende sopa var. Fransız: Bende de top var.
Temel: Ben oynameyrum.
|
|
|
Bir Fransız bir İngiliz ve bir de Temel bir gemi kazasından sonra
ıssız bir adaya çıkarlar. İngiliz kumsalda bir lamba bulur. Fransız bunun
Aladdin'in lambası olabileceğini söyler ve lambayı ovuşturur. Gerçektende
lambadan bir cin çıkar. "Ne dilerseniz dileyin benden" der. İngiliz "Ben ailemin
yanına İngiltereye gitmek istiyorum" der. Cin isteyi yerine getirir. Sıra
Fransız'a gelir. Oda ailesinin yanına Fransaya gitmek ister. Onun isteyide
yarine gelir. Sıra Temeldedir. Temel biraz düşünür. Cin çabuk olmasını söyler.
Temel etrafına bakar ve cin'e dileyini söyler. "Arkadaşlarımda gitti ben bu
ıssız adada yalnız kaldım onun için arkadaşlarımı geri getirmeni istiyorum"
der.
|
|
|
Temel Londra'da otelin birinin odasında kara kara düşünüyor.
'Ulan' diyor, __Ben aşağıdan içki isterken Laz olduğum anlaşılır mı acaba?
Geçiyor aynanın karşısına ve prova yapıyor... __Bana bir fvisku,,,,,yok böyle
anlarlar __Bana bir raki......'yok' diyor 'böyle de anlarlar. __Bana bir
bira.... Tamam diyor böyle iyi anlamazlar.... Ve aşağıya iniyor, masaya
dirseklerini dayıyor ve sesleniyor. Barmen bana bir bira. Barmen Temeli biraz
süzdükten sonra soruyor: __Birader sen laz mısın? Temel _uuuy nasıl anladın
diyor; _burası resepsiyon da bar karşıda......!
|
|
|
Temel şehre inmiş. Bakmış pencere kenarında bir papağan. İçinden:
_Allah allah kuşa bak yav....demiş. Tabi bu arada papağan da Temel'in kendisine
baktığını görüp: _Ne bakıyorsun hemşerim... demiş. Temel biraz şaşkınlık biraz
da saflıkla: _Afedersun hemşerum. Ben seni kus sandiydum.
|
|
|
Temel kamyonuyla yokuş aşağı inerken freni patlar ve kamyonu son
sürat gitmeye başlar, ve kamyon bir kavşağa gelir temel bir bakar sağ tarafta
pazar kurulmuş yüzlerce insan ,soluna bakar bir tane çocuk. Pazara girip
yüzlerce insanı öldüreceğine çocuğa çarpmayı tercih eder. Ertesi gün gazeteler
şöyle yazar TEMEL KAMYONUYLA PAZAR YERİNE GİRDİ 20 ÖLÜ 50 YARALI. Temele
sorarlar niye pazara daldın? Diğer yöne gitmedin? -Temel cevap verir
-BENİM NİYETİM ASLINDA ÇOCUĞU EZMEKTİ. ÇOCUK PAZAR YERİNE KAÇINCA
|
|
|
Temel bara gitmiş. Yanındaki kadınla sohbet ederken kadın:
-Ben lezbiyenim , demiş. Temel lezbiyenin ne olduğunu sorunca, kadın:
-Ben yalnızca kadınlarla beraber olurum, demiş. Temel' in hoşuna gitmiş.
-Pen ta sizin cibu lezbiyenum, demiş.
|
|
|
Temel Dursun'a sordu. Yahu dursun Aristo mantığı nedir. Dursun
nasıl anlatacağını düşündükten sonra: - -Bak Temel.. Temel:efendim
Dursun:senin akvaryumun varmu? Temel:var Dursun:akvaryumunu
severmisin?........evet Dursun:o zaman balıklarıda seversin?........evet
Dursun:o zaman denizi de seversin?.............evet Dursun:o zaman plajı da
seversin?............evet Dursun:o zaman plajdaki kızlarıda
seversin?..........evet Dursun: o zaman o kızlarla yatmayı da
istersin?.........evet Dursun:iste aristo mantığı budur Temel'ciğim. Bu olay
Temel'in kafasına yer etti. Yolda rastladığı birini cevirip sordu:
- -Kardeş senin akvaryumun var mı? Adam:Hayır birader. Temel:Ulan sen
ipnemisun?
|
|
|
Temel Kamyon şoförü.. Kamyon çok yüklü, yükseklik 6 metre... Bir
köprüye yaklaşıyor.. Köprünün üstünde azami yükseklik 4 metre yazıyor. Temel
sağına soluna bakıyor ve: " Polis yok geçerim" diyor.
|
|
|
Temel ile Dursun hepten çaresiz kalınca hırsızlık yapmaya karar
verirler. Zifiri karanlıkta içeri girmeyi başardıkları dükkanın alarmı çalar.
Kaçmaya başlarlar. Peşlerine bir bekçi takılır. Bekçi "Durun kaçmayın ulan
orospu çocukları." Dursun "Ula Temel bekçi penu tanıdu ben teslimolayrum."
|
|
|
Temel Laz olduğu için kendinden nefret ediyormuş. Amerikaya gitmiş
ve birçok ameliyattan sonra burnunu düzelttirmiş, iyi şekilde İngilizce öğrenmiş
ve meşhur bir piyanist olmuş. Birgün büyük bir topluluğa konser verdikten sonra
seyircileri selamlarken ön taraftan bir ses duymuş: -Helal sana hemşerum,
çok iyi çalayusun da! Temel: - Benim Laz olduğumu nereden anladın yahu.
Halbuki Lazlara benzememek için bir sürü ameliyat oldum. - Nasıl
anlamayayım, demiş adam. Bütün piyanistler otururken sandalyeyi kendilerine
çekerler, sen ise sandalyeye oturup piyanoyu kendine çekeyusun da!!!!!!
|
|
| - Temelin Benzini Biterse |
|
Temel arabayla giderken bakmış benzini bitiyor. Hemen en yakın
benzinciye girmiş, pompanın yanında durmuş, arabadan inip benzin deposunu açmış,
başlamış işemeye. Temel'in işediğini gören pompacı " -Ya sen ne yapıyorsun,
bu yaptığın normal mi?". Temel "yooo Süper."
|
|
|
Temel kahvede otururken başı kaşınır. Şapkasının üstünden başını
kaşır. İdris sorar: -Ula Temel niye başinu şapkanın üstünden kaşidun? Temel
cevap verir: Haçan sen kıçinu kaşurken donunu çıkariyurmusun ?
|
|
|
İş adamı Temel Amerika'ya gider, işlerini bitirdikten sonra alış
veriş merkezlerinde dolaşmaya başlar. Pet shoplardan birinde akıllı ve hazır
cevap bir papağan görür, papağanla biraz sohbet ettikten sonra yetkiliye gider
ve papağanı satın almak istediğini söyler. Satıcı papağanın satılık olmadığını
söyler fakat Temel bir türlü vazgeçmez paraysa para illaki bunu bana
satacaksınız diye ısrar eder. Satıcı bakmış kurtuluş yok Temel'e, bak bizde
papağanın dört tane yumurtası var bu yumurtaları sana verelim hem daha ucuz olur
hemde dört tane birden papağanın olur demiş. Temel biraz düşünüp kabul etmiş.
Trabzon'a döner dönmez hemen yumurtaları kuluçkaya yatırmış. Bir süre sonra
yumurtalar çatlamaya başlamış. Birinciden civciv, ikinciden güvercin, üçüncüden
muhabbet kuşu, dördüncüden ise ördek çıkmış. Temel bu işe epey bozulmuş. Bir kaç
ay sonra Temel yine Amerika'ya gitmiş, işlerini bitirince doğru papağanın olduğu
dükkana gitmiş. Papağan Temeli uzaktan görür görmez başlamış kahkahalar ile
gülmeye. Temel ne güleysun ula demiş. Papağan niye gülmeyeyim, New York'da
herkes senin enayiliğini konuşuyor deyince Temelde, oda bir şeymi ulan
Trabzon'da herkes senin fahişeliğini konuşuyor demiş.
|
|